Ruh Öküzüm

   


"Sevgilim tam bir öküz beni 
anlamıyor" serzenişlerini sürekli duymamak mümkün değil.Çok az insan vardır ki benim hiçbir sevgilim, eşim ya da arkadaş bile olabilir öküz değildi diyebilen.Kız erkek farketmez ama daha çok erkeklere söylenen öküz, odun, hödük vb sıfatlar aslında sizinde hoşunuza gidiyor.Dışarıya ne kadar yakınırsanız yakının içinizde o kişinin öküzlüğü kabul edin ki sizi hoşnut ediyor.



    Televizyonda sürekli yayınlanan ölümüne dram içeren, acaba bu hafta kimin kafasına meteor düşecek, kim UFO görüp uzaylılar tarafından kaçırılacak diye beklediğimiz dizilerden midir bilmem, insanlar birşekilde hayatlarında dram arar hale geldiler.Ben daha küçük yaşlardayken hayatı film tadında yaşamayı düşünür, isterdim.Türk filmlerinin etkisi bende çoook.Şimdi ise insanlar hayatı dizi tadında yaşamak istiyorlar.Garip! Eski filmlerimizdeki dramlar ne kadar güzeldi oysaki. Bizim Aile, Selvi Boylum Al Yazmalım, Arkadaşım, Canım Kardeşim gibi.Bunlar yazmakla bitmez. İçlerinde beni derinden etkileyen vardır ki dramın dibidir bana göre.Canım Kardeşim! Kahraman ismi bunları yazarken bile kulağımda çınlar durur.Hatta yazımı bitirince hemen kardeşimi arayacağım. Dramsa alın size dram. İzlediklerimiz ne olursa olsun bir kalitesi olması şart. Zamanımız değerli olmalı.


    Son 3 senedir televizyona iki sebeple bakıyorum.(çok nadir olsada) Güzel bir maç olacağını düşünürsem ve Okan Bayülgen'e denk gelirsem.Gerisi zaten yalan dolan.Kim kimi satmış, kim kimin arkasından konuşmuş, kim ne söylemiş, Hatice Hanım Faruk Bey'le çay içmeye karar vermiş vs vs. Bir kanala bakıyorsun şunu ye diyor, ötekine geçiyorum aynı şeyi yemeyin diyor.İnanılmaz bir bilgi kirliliği almış başını gitmiş.Bir de internet için derler.Algıda seçicilik işte.Herneyse bunlar gibi birçok sebebim var TV izlememek için.İyiki de izlemiyorum.Kendimi sevgilime trip atarken düşünmek bile komik geliyor çoğu zaman.Dram lazım ya hani:) Şimdi diyebilirsiniz ne alaka arkadaş TV izlemekle diye.Denemek isterseniz 1 ay TV izlemeyin.Bu 1 aylık süreçte günlük tutun ve düşüncelerinizi, davranışlarınızı, bakış açınızı gün ve gün yazın bakalım.1 ayın sonunda değişimi görmezseniz kabul ediyorum benim öküzlüğüm.


   Tüm bu anlattıklarımı kabul etmiyor olabilirsiniz.Doğaldır. Bilinçaltı olayına şuan derince girmeyeceğim.Kabaca anlatmak gerekirse, senin bilmediklerini görmediklerini, duymadıklarını, algılamadıklarını bilinçaltın algılar ruhun bile duymaz.Mesela bir örnek.Subniminal Reklamlar.(Şuan kullanılması yasaktır.) Buyrun siz kendiniz izleyin. (Bu arada benimle alakası yok ama Ruhi Çenet Videolarını tavsiye ederim)



    Diyeceğim odur ki, bunca dramı siz o anda algılayamaya bilirsiniz ama bilinçaltınız bunları algılar.Beynin bir alışkanlığa alışma süresi 21 gündür.Bu kadar gün sonra artık hayatınızın bir parçası, yapmadığınız zaman kendinizi eksik ya da rahatsız hissettiğiniz bir alışkanlığa dönüşecektir.Bu konuda uzman değilim ama durum bu maalesef.Ben size ne akıl verecek yaştayım ne de o bilinçte bir insanım.Dilediğinizce yaşayın ya da öyle zannedin.